Stellantis’ten Test Merkezlerine Yatırım

Stellantis, en yüksek düzeyde otonom sürüş teknolojisine ulaşmak için iki küresel test merkezine toplam 33 milyon Euro yatırım yaptığını açıkladı.

Bu yıl 275’ten fazla elektrikli aracı test edecek:

Orbassano Güvenlik Merkezi’ne yapılan 5 milyon Euro’luk yatırım, markaya her tür elektrikli aracı (yarı hibrit, şarj edilebilir hibrit ve batarya elektrikli araçlar) test etme becerisi kazandırıyor. Tesis şu anda günde en az iki çarpışma testi yapıyor ve bu yıl 275’ten fazla elektrikli aracı test edecek. Orbassano’da test edilen araçlar, 175’in üzerinde uluslararası güvenlik ve teknolojik standardı karşıladığına dair sertifikalandırılabiliyor.

Test parkurlarının darbe bölgesi, ön ve yan darbe testleri için Messring hareketli blok ile donatıldı ve Orbassano, Yol Güvenliği Sigorta Enstitüsü (IIHS) tarafından uygulanan yolcu tarafı küçük örtüşme testi dahil olmak üzere endüstrinin en zorlu testlerinden bazılarını yürütüyor. Orbassano’nun test parkurları, çarpma noktasında 13 adet hareketli harici kamera konumu ile bilgisayarlı kamera konumlandırma sistemi içeriyor. Test hattı ayrıca test aracına beş adede kadar kamera monte edilebilen gövde altı yüksek hızlı video özelliği içeriyor.

Stellantis Test Merkezi

Tüm olası gerçek yaşam çarpışma senaryolarını kapsıyor:

Tüm bu görüntüler ve veriler, Stellantis mühendislerine mevcut ve gelecekteki araç tasarımları için değerli veriler sağlıyor. Veriler ayrıca, dijital araç geliştirme modellerini iyileştirmek için Fransa (Belchamp), ABD (Chelsea, Michigan) ve Brezilya (Betim)’da güvenlik test merkezleri dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki Stellantis tesisleri ile paylaşılıyor. Bu ileri teknolojik tesis, Stellantis’in dijital güvenlik mühendisliği süreciyle tamamen entegre olup, en verimli araç geliştirme çözümüne olanak tanıyor ve neredeyse tüm olası gerçek yaşam çarpışma senaryolarını kapsıyor.

Orbassano, yaya çarpışması, çatı ezilmesi ve takla gibi faktörler için statik ve dinamik testler dışında oturma şekli ve araç iç mekanlarını değerlendirmek için test sistemleri içeriyor. Gelecekteki otomatik sürüş teknolojilerinin devreye alınması, yeni kabin koltuk düzenleri için potansiyel taşıdığından, koltuk ve iç mekân testleri daha da önem kazanıyor.

Daha etkin aerodinami ile daha yüksek menzil:

Aerodinamik verimlilik, elektrikli araçların tek bir şarjla kat edebileceği mesafeleri optimize etmek açısından çok önemli bir faktör. Bu yüzden gerçek yaşam sürüş koşullarının mümkün olduğunca doğru simüle edilmesi gerekir. Michigan, Auburn Hills’deki Stellantis rüzgâr tüneli kompleksinde, yolda sürüşü simüle ederken test araçlarının statik kalmasına izin veren hareketli zemin teknolojisini (yuvarlanan yol) kurmak üzere inşaat devam ediyor.

Ali Burçin Titizel

Eğitimini hayatına yansıtmayan; Uluslararası ilişkiler ve Siyaset Uzmanı. Otomobilist, Fotoğrafçı, Blogger, Güvenli Sürüş Teknikleri Eğitmeni

%d blogcu bunu beğendi: